Merhaba arkadaşlar uzun süredir yazı atmadığım bloğuma tekrardan paylaşım yapmaya karar verdim ve Nisan’dan beri paylaşım yapmadığımı düşünürsek bu 2.5 aylık süreçte neler yaptığımı ve Kocaeli Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği bölümünden sizlere biraz bahsetmek istedim.

Öncelikle bu bölümde ilk yılımı kısaca özetleyecek olursam az okula gidip kendime daha çok bir şeyler katmayı düşündüğüm bir yıl oldu. Şimdi dönem dönem bu üniversite ve bu bölümde neler yaşadığımdan bahsetmeye başlayayım.

Okulda İlk Gün

Okulda ilk günüm aslında benim için heyecanlıydı bir önceki senemde Gazi Üniversitesinde Kimya Mühendisliği okurken içimde olan hoşnutsuzluk Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinde olmamıştı genel olarak bu değişikliğin sebebini sorduklarında özüme döndüm diye cevap veriyordum. Aslında okuldaki ilk dersiniz de biraz heyecanlı oluyorsunuz çünkü tanıdığınız kimse yok herkes farklı yerlerden gelmiş ben genel olarak yeni insanlarla tanışmayı seven bir insanım yanıma oturan ilk kişiye “Merhaba ben Aydın” diyerek sohbet muhabbet etmeye başladığım için insanlarla tanışmam çok zor olmadı tabi okula çok fazla uğramayıp kaldığım yurtta ve ya bir kafede kendime bir şeyler katmaya çalıştığım için o tanıştığım insanlarla fazla arkadaşlık kuramadım. Genel olarak her üniversitede ilk haftanız tamamen hocalarınızla ve sınıftan bir kaç kişiyle tanışma haftası gibidir.

Bu Tanışma Haftası Faslı Geçtikten Sonra Ne Oldu ?

Başlangıçta kendime düzenli bir şekilde okula gitme sözü vermiş olsamda bunu çok yerinde tutamadım bir noktadan sonra şunu farkettim okul bana ilk sene de katacağı şey çok az çünkü direkt bölümle alakalı ders sayısı çok az bu dersler Programlama, Bilgisayar Laboratuvarı, Bilgisayar Mühendisliğine Giriş dersleri oluyordu. Bu derslerden genel olarak bahsetmek gerekirse Programlama dersinde C ile Programlama Mantığını nasıl Algoritma kurulabileceğini öğretiyorlardı daha sonra bu öğrendiğimiz bilgileri Bilgisayar Laboratuvarı üzerinde haftalık Quizz ler şeklinde pekiştirmemiz sağlanıyordu. Bilgisayar Mühendisliğine Giriş dersi ise genel olarak Bilgisayar kavramının tarihçesinden başlayıp Programlama Dilleri nedir ?, Flow Charts vb. konuları bize sözlü olarak anlatıyordu. Aslında bir nevi Bilgisayarların tarihçesini öğreniyorduk da diyebiliriz. Bunların haricinde genel olarak Matematik, Fizik, Lineer Cebir gibi dersler de gördük.

Okula başladıktan sonra şunu farketmeye başladım evet okul önemli fakat sadece bu okula devam ederek ve kendime bir şey eklemeyerek bitirmek mezun olunca ya düşük maaşla işime başlamama ya da işsizler kervanına katılmama sebeb olacağını farkettim bu durumun okulun verdiği eğitimle bir alakası yoktu aslında bu durumun temel sebebi bölümün çok fazla üniversitede olması ve fazla mezun vermesinden kaynaklıydı bu yüzden sadece bölümüne devam ederken kendine okulun dışında bir şeyler eklemeyi başaranlar ileride güzel bir maaş ve güzel bir iş sahibi olabileceğini farkettim bu da beni şöyle bir felsefeye itti “insanlar eğlenirken çalışırsam günün sonunda benim yüzüm gülecek” Bu yüzden öncelikle mezun olduktan sonra kendimi ne olarak tanımlamak istediğimi düşündüm ve kendimi bir Web Developer olarak hayal ettiğimde mutlu olduğumu farkettim ve okula başlamadan öncede sahip olduğum programlama bilgime güvenip okula fazla gitmemeyi ve bu artan zamandada kendime bir şeyler katmayı tercih ettim. Gelecekte ne geliştiricisi olduğuma karar verdikten sonra bu alandaki artılarımı ve eksilerimi belirlediğim bir liste oluşturdum ve backend konusunda bilgili olsamda frontend kısmında ise aşırı kötü olduğumu ve bu yüzden önce css deki eksikliklerimi kapatıp herhangi bir framework’e ihtiyaç duymadan kendi başıma bir tasarımı nasıl yapabilirim sorusuna bir çözüm getirdim daha sonra ise bu tasarımlara interaktif özellikler verebilmek adına javascript konusunda kendimi geliştirmeye başladım şanslıyım ki hızlı öğrenen bir insanım.

CSS ve JS üzerindeki eksikliklerimi tamamlayınca listemdeki eksiler backend teknolojileri olarak sadece PHP bilmek oldu bu yüzden NodeJS öğrenerek bu adımda bir adım attım ve aslında farkettim artılarım listesine koyduğum backend tecrübesinin aslında sadece PHP kullanarak yapılacak şeylerle sınırlı olduğunu gördüm. NodeJS, bu konuda ufkumu açan bir teknoloji oldu daha sonra Django’yuda listeme ekleyerek kendimi web sektöründe iyi bir yer edinebilecek bir kişi haline gelmeye başladığımı hissetmeye başladım.

İlk Dönem Bitti İkinci Dönemde Neler Oldu ?

İkinci dönemin başında aslında kendimi yeni teknolojilerle eğitmeye başladığımı ve ufkumun biraz daha açıldığını farketmiş olsam bile hala bir şeyler geliştirmemiş olmak içimde bir dert olmuştu. Tam da bu zamanlarda Okulda bulunan Gömülü Sistemler Laboratuvarında direkt olarak okulun kullanacağı bir projede kendimi bulmak aslında beni mutlu etti. O kadar zaman harcayıp öğrendiğim bilgileri sonunda birinin işine yarayabilecek şekilde kullanabiliyordum. Proje temel de basit olsa bile karmaşıklığı olan bir projeydi ve projenin bana ilk gelen hali gerçekten kötü haldeydi hem orada yazılmış kodları düzeltmek hem de projeyi ilerletmeye devam ettim. Tabi bu arada proje ile uğraşırken az olan arkadaş sayımı Laboratuvarda gönüllü olarak çalışan öğrenciler ile tanışma fırsatı yakaladım.

Genel Olarak Bilgisayar Mühendisliğinde 1 Yılda Bana Neler Kattı

İlk olarak Yazılım Sektörünün aslında çok büyük olduğunu ve geleceğe de yön vericek olan sektörlerden bir tanesi olduğunu farkettim. Bir Yazılımcı olarak yapabileceğimiz şeylerin bir sınırı olmadığını ve bölüm içinde tanıştığım bilgili insanlardan asıl başarının çalışmaktan ve yeni teknolojileri sürekli olarak takip etmekten ibaret olduğunu ve öğrendiğim her yeni teknoloji ile ufkumun biraz daha genişlediğini farkettim.